09.01.2012 - 16:38
Okunma (267)
Yorum (1)
Paylaş

Yazar hakkında : Araştırmacı - Yazar, www.safakkaratas.webnode.com - safakkaratas@turizmden.com

Türkiye’de ‘İlk’ler Olmaya Devam Ediyor

Bundan 1 yıl 4 ay kadar önce Türkiye 12 Eylül 1980’de yapılan darbenin 30’uncu yılında referanduma gitmiş ve darbecilerin temel kurduğu o sisteme “hayır” demiş ve sandıkta “Evet” demeyi başarmıştı.

 

Türkiye için o gün dönüm noktası olduğunu diğer yazılarımızda da anlatmaya çalışmıştık. O oyladığımız paket Türkiye’nin yeniden belinin doğrulduğu gün idi. Biraz hatırlayalım o referandum günlerini: AK Parti’nin bu paketine karşı çıkanlar bile olmuştu. Kimisi Kenan Evren’i halen savunuyordu. Darbe yapan bir şahsiyeti... Bu paketin içinde yer alan bir madde vardı. 15’inci maddeye göre darbeciler artık yargılanacaktı. Kimileri kalkıp dedi ki: “Kimse darbecileri yargılayamaz.”

 

Olmaz denilen oldu. 1980’de o cuntacılar için mağdurların sorunları ve şikâyetleri sonucu davalar açıldı. Olmaz denilen oluyor. Kenan Evren’i yargı önüne çıkaramaz diyenler şimdi sus pus!

 

Gelelim Türkiye’yi sarsan habere… Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ “internet andıcı” soruşturması kapsamında Ergenekon Savcısı Cihan Kansız tarafından sorgulandıktan sonra İstanbul Nöbetçi 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nce “silahlı terör örgütü yöneticiliği ve hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçlamasından tutuklandı.

 

Şimdi 15’inci maddeyi ve darbe girişiminde bulunan kişiler yargılanmaz diyenleri bir hatırlayalım. Bu gün darbe yapmaya teşebbüs edenler bile kanun önüne çıkarılıyor. Mahkemede yargıçlar tarafından tutuklanıyorlar. Bırakın darbe yapmayı darbeye teşebbüs edenler bile!

 

Türkiye’de büyük işler oluyor. Başarılıyor. Adalet Siviller için bugüne kadar nasıl işlediyse askerler için de, ilk defa bir eski genelkurmay başkanı için de, işliyor. Kısacası artık Türkiye’de olmaz denilenler oluyor. Olmaya da devam ediyor.

 

Dün bir dostumuz İlker Başbuğ’un suçlu olsa da yargılanması sonucu serbest kalacağını söylüyordu. Gece saatlerinde Silivri’ye götürülen İlker Başbuğ dostumuzu biraz yanıltı. Biraz şaşırsak da hani derler ya adaletin kestiği parmak acımaz! İşte öyle… Haklı haklıdır, Haksız da haksızdır!

 

ULUDERE OLAYI İÇİN TÜRKİYE’DE TOPLUMUN HER KESİMİNİN KENETLENMESİ GEREKMEKTEDİR

 

Uludere ilçesinde bir kaymakama yapılanları Uludere’de yaşayanlar da tasvip etmiyor. Bu yapılanların birkaç kendini bilmez tarafından, Uludereli olmayanlar tarafından, yapıldığını söylüyorlar. Hasip Kaplan hakkında çıkan haberlere gelince “ateş olmayan yerden duman çıkmaz”.

 

Meclise gelen teröristin babası şunları diyordu: “Barışı destekliyorum. Silahlar sussun daha hiçbir kimse ölmesin.”

 

BDP’li Selahattin Demirtaş ne diyor, tam tersini. Bölünme içerikli konuşmaları barışı mı destekler. Yok desteklemez. Kürt sorununun çözümünde bu ülkede daha önceden atılmaya cesaret edilmeyen adımlar AK Parti iktidarı ile atılmıştır. BDP‘li vekiller bu duruma destek vereceğine tam tersine köstek oluyor. Çözümsüzlük işlerine geldiğinden ortak bir noktada duramıyorlar. Çözüm için neler olmadı ki? TRT 6 (ŞEŞ) açıldı. Kürtçe propaganda yapmak serbest oldu. Partileri kapatmak için yasa çıkarıldığı günde BDP meclisi terk edip kaçtı. Türkiye’nin tarihi dönüm noktalarında BDP yüzünü meclise dönmedi. Sırtını dönüp sorunların çözülmesinin dışında durmayı istediler. Devamlı tehditkâr konuşmalar içinde bulunmak toplumda taraf olmaya itmek barışı istemek değildir. BDP Kürt sorununu çözmeye değil, oradaki halka efendilik yapmaya gelmiştir. Tıpkı son Uludere olayında Hasip Kaplan’ın cenaze törenlerinde yaptıkları buna örnektir.

Engin CÖMET
10.01.2012 - 09:27
Misafir

Kardeşim yazılarını ço0k yakından takio eden biri olarak sana hayranım ellerine sağlık.


(Güvenlik İçin Max:750 Karakter)
Kalan Karakter Sayısı